11 Mart 2011 Cuma

Sinirlensem mi Üzülsem mi...

olm günlük...
gene kafam karıştı benim... Geçen gün atom karıncayla alışverişten dönüoduk, evin dibinde kimi gördüm bil... evet aynen onu gördüm.. aylarca bekledim, arandım tık yok.. iki gün üstüste dibimde bitiyor adam... çok kötü hissediyorum yahu... ondan bana yar olmaz bilirim hem atom karıncanın suçu günahı ne... ama unutamamışım işte... aklımdan atamıyorum delirecem... herşeyi zamana bırakayım diyorum ama haksızlık etmek istemiyorum Mustafa' ya... beni güldürmek için yapamayacağı şey yok... belki onunla da birşey olacağı yok ama biliyorum bana değer verdiğini... 2 dakka daha fazla olabilelim diye neler yapıyor... eve dönerken ortada buluşup beraber vapura binmeye kadar... fırsat yaratmak için elinden geleni de yapıyor.. sen olsan yıkıp geçebilir miydin... şeytan diyor kaç kurtul bu şehirden, kalbini de sök at yerinden :((

6 Mart 2011 Pazar

aha ailesiyle de inceden tanıştım :)

olm günlük...
ya ben ne halt edecem... çok eğlendim yani harbi kendimi kandırmıyorum ama çok güzeldi bu akşam.. aynı ankara' daki teyzemler gibilerdi :)) öyle rahat ettim ki sanki bin yıldır tanıyorum :) hepsini tek tek yazsam olmaz o derece :) dur ama kısaca tanıtayım :)
Annesi çok hoşuma gitti, güleryüzlü ama mesafeli.. mesafeli ama sıcak.. öle nemrut değil benim annem gibi :) öyle inceden bir gülümsemesi var ki anlatamam :) hem oğluna düşkün ama hani uyuz anneler olur ya öle değil... aslında kadının gözlerinin içi gülmeye gayet müsait.. annemle de baya anlaşırlar bence...
Halası babannemi hatırlattı bana ama daha neşelisi :) Ali Emir' e nasıl dansetmesini istediğini gösterirken görecektin :) Eller kollar havada :) elinde tespih.. aynı babannem ne bileyim.. konuşkan, çenesi de fena laf yapıo hani :) sevdim yahu :))
Berna abla hani şu Sex and The city' de uyuz olduğum ama bi o kadar da hoşuma giden kadına benzio.. bi delikanlı tavırları var görmen lazım :) sigara içişi falan aynı kendimi seyreder gibiydim :) acayip sıcak yahu...
Adını hatırlayamadığım abla :)) olm çok fena ya.. yaşlanınca kesin öle olcam.. fena argo :) ama eğlenceli yahu :)
Ali Emir: kesinlikle başbelası ama Mustafa' yı benden kıskandığı için abarttı bence yakında ısınır :) gerçi veleti bir kaç kere ayağından ters yüz edesim geldi ama olacak o kadar :) çocuk işte :)

yaw yazacak milyon muhabbet vardı ama hepsi aklımdan uçup gitti... kapıdaki muhabbet çok hoş oldu ama.. beyimizin siniri konusunda hala dedi ki ben güleryüzümle görmezden gelirmişim.. evet bence de öle yaparım :)) damarıma basmazsa tabi :)) yoksa fena kapışırız ama birbirimizi o kadar sinirlendirebileceğimizi düşünmüyorum... aslını istersen çok uyumlu bir çift oluruz... şimdilik ben ona o kadar tatlı davranamıyorum farkındayım ama sanırım az buz şok yaşamadığım için kendimi korumaya çalışmam normal... lakin.. bu adam bildiğin gibi değil günlük...
hele o mustafa' nın o çocukla halleri... aha da buraya yazıom bu işin gidişatı fena :) hani yarın hadi dese tamam diyecek gibi hissediyorum... çok fena çok... itiraf edeyim çok korkutucu bi durum.. yani o kadar yaşadığım şeyden sonra yemez gibi gelio.. zaten bi tutukluk var üzerimde hissediom... resmen korkuyorum bi ton şeyden... en fenası da özgürlük elden gidecek :)) sanki yalnızken çok süper şeyler yapıomuşum gibi allam ya :)) off off :) Bu adamla bir ömür geçermiş gibi ya hayırlısı.. ha hala kapıda demez mi allah tamamına erdirsin diye.. allahım ne diyeceğimi bilemedim.. yani şaka maka derken çat diye alacak tapuyu bu mustafa sanki :)) çaktırmıom kendime ama benim de veresim var bence :)))
Bir de itiraf: tamam hiç kafamdaki gibi biri değil ama o kadar çok dua ettim ki bence kafamdaki değil de hayırlısını yolladı allah...
daha yazacak ne vardı acaba... ay nese ya.. ben bu adamı herşeyiyle gayet sevdim... umarım göründüğü gibidir de gene bi şok yaşamayız.. ne diyeyim...

5 Mart 2011 Cumartesi

Harbi sikerem...

olm günlük
ya biliom zamanında ben seni hayli baydım Ümit yüzünden ama.. dün çok tuhaf bişe oldu.. Ben bu çocukla ayrıldım ayrılalı dua edip duruyodum sadece bi kere görsem yeter diye, yapmadığım şey girmediğim delik kalmadı kendimce belki denk geliriz diye.. belki bi umut görürüm diye... doğum günüm geçti, yılbaşı geçti, sevgililer günü geçti.. hep bekledim... ta ki atomum karıncam la tanıştığım güne kadar.. ama dün... yanımda salak bi polis memuru acele acele adliyeye giderken gördüm onu... inanılmazdı... öyle özlemişim ki... altüst oldum... düşünsene.. aylardır adamı bekliyordum - ki benim gibi bir kız için mümkün değil.. ve gördüğüm zamana bak... çok fena oldum... yüzüne uzaktan öyle bir baktım.. evet zamanında deli gibi sevdiğim adamdı işte... ama sadece yürümeye devam ettim... ki belki ölesi daha iyi oldu... ama içim içimi yedi .. ki akşamına bi telefon.. meğer oymuş.. görüşelim dedi hayır diyemedim.. öyle özlemiştim ki.. insan o kadar yasını tuttuğu kişiyi görmek istiyor.. ki bugün gördüm... aslını istersen neden ayrılmamıza ses çıkarmadığımı hatırladım :) gene de sevdiğim adamdı... emek verdiğim adamdı.. iyi ki gördüm... hatta kendimi suçlu hissetmeyeceğimi bilsem hep görmek isterdim ( aşksal mevzudan değil uyandırayım) ama bi an düşündüm... atomumu karıncamı... olacak iş değil.. o ki tek gülüşüm için dünyayı alt üst eder... 2 hafta da elimi ayağıma dolandırmayı becerebildi... anlayabileceği birşey olmadığına göre ve ben bile aslında neden o ufaklığı görmek istediğimi anlamamışken.. iyisi mi zorlamamak... bu arada eve geldiğimde ev temizlenmişti ve post it lere yazılmış yönlendirmelerle ufacık bi hediyem oldu... birşey söleyeyim mi.. hediye umrumda değil ama 2 şey çok önemli.. birincisi.. eve arkadaşım geleceği ve ev pis olacağı için krize gireceğimi anlayıp evi temizlemiş olması - ki bunun için uykusundan ödün verdi.. ikincisi o sarı kağıtlara yazılmış yazılar... inanılmazdı... çocuklar gibi mutlu oldum... kendimi ona karşı ezik hissediom... güya şef olacam ama daha bi kere adam gibi yemek yediremedim.... pazartesi halletmem lazım kesin... bugün duriye çok güzel bi laf eetti Ümit' le tanıştıktan sonra... "mustafa' yı tahmin edemiyorum!!" açıkçası ben de edemiyorum... öle korkuyorum ki beni gerçekten kırabilecek bi tarafı olmasından.. çünkü adam rüya gibi... kalbimle beynim arasında kalmaktan nefret ediyorum.. Ümit' le de aynı şeyi yaşadım.. ama bu Mustafa sanki kalbimi eline aldı buruyo da buruyo... AKLIMA GELMİŞKEN.. HALA EVLENESİM YOK :) ama mustafa' dan umutluyum.. onun öle tavırları var ki... inadım bile tutamıyor.. o etek meselesi ya da tanga meselesi... toplum ve saygı kelimelerini aynı anda hissettirebiliyor ya hayırlısı...
ya çok dağınık oldu bu yazı ama ben naapayım.. kafam karman çorman... çok korkuyorum bu adamın yalan olmasından.. çünkü kör körüneyim gene...
regl olma bahanem de yok.. hay a.q... yaaaaaaa

2 Mart 2011 Çarşamba

Deliiii :)

Olm günlük
süper komik bi durum oldu geçenlerde :)
Sarhoş kafa ilen otobüs beklerkene dünyanın en güzel burnuna ve en hınzır gülüşüne sahip adamla tanıştım :) Nasıl mı.. o kafayla beresinin ponponunu çektirmek sureti ile :)) İki gün sonra dışarı çıktık bi daha sarhoş olup adamı yatağa attım.. Bu kısmından utanıyorum çünkü pek yatmalık niyetim yoktu.. ama o kafayla gözüm dönmüş işte.. gerçi pişman değilim :) 2 hafta falan oldu, davuşanlar gibin sevişioz :)) evin içindeki her halini çok seviyorum.. İlk zamanlarda her geldiğinde cebinden birşeyler çıkarıyordu.. hatta bugün bile iki arada bir derede köpekli anahtarlık almış, sonracıma Pençe' yi gezdirmeye gitti, tasmasında mor sümbüllerle döndü :) Ha bi de meğersem beni kafalamak için planlar yapıomuş zate :))) hatta otobüste oturduğu yerden beresinin ponponlarını fırlatmasına.. o günkü buluşmadaki bin türlü detaya kadar herşey planmış :))

gelelim beni korkutan taraflarına... ilk günden beri o kadar düşünerek, kurgulayarak hareket etmiş ki... ben anlamam öle kurgudan bilmem neden... safım, kanarım.. ya üzerse beni diye ürküom çünkü farkındayım ki çok cin öle bi konuşur ki ona kızacağıma kendimi suçlarım ben.. ay saf salak hallerim bnm.. zate çok kırgınım günlük... hesapsız, kitapsız güvenerek sevmek istiom... ama bu atom karınca biraz korkutuyor beni... bunun dışında önemli birşey yok.. ufak tefek şeyler.. mesela içki yok sigara yok.. e ben seviom zıkkımlanmayı.. hatta arada kendimce coşarım bilirsin.. gerçi haksızlık etmek yok şimdiye kadar hiç karışmadı, hatta tanga izime bile önce istemem dedi, sonra durumu anlatınca tamam dedi ama gene de ben öle alışmışım ki kendimce yaşamaya.. yapabilecek miyim ondan azcık korkuom.. yani iki kişi düşünebilecek miyim.. aslında en güvendiğim şey beni tanıdıkça yalanla aldatmakla işimin olmayacağını anlaması... tabi o kadar alemlere akmış bir adamın aklından neler geçer bilmek zor..

yaw ne yazsam başka bilemedim... aslında bi yandan atom karıncaya laf yetiştiriom ondan çok odaklanamadım sana günlük, kusura kalma... ama nasolsa yakınlarda düşerim eline :) hadi öpüldüüüün :))