5 Mart 2011 Cumartesi

Harbi sikerem...

olm günlük
ya biliom zamanında ben seni hayli baydım Ümit yüzünden ama.. dün çok tuhaf bişe oldu.. Ben bu çocukla ayrıldım ayrılalı dua edip duruyodum sadece bi kere görsem yeter diye, yapmadığım şey girmediğim delik kalmadı kendimce belki denk geliriz diye.. belki bi umut görürüm diye... doğum günüm geçti, yılbaşı geçti, sevgililer günü geçti.. hep bekledim... ta ki atomum karıncam la tanıştığım güne kadar.. ama dün... yanımda salak bi polis memuru acele acele adliyeye giderken gördüm onu... inanılmazdı... öyle özlemişim ki... altüst oldum... düşünsene.. aylardır adamı bekliyordum - ki benim gibi bir kız için mümkün değil.. ve gördüğüm zamana bak... çok fena oldum... yüzüne uzaktan öyle bir baktım.. evet zamanında deli gibi sevdiğim adamdı işte... ama sadece yürümeye devam ettim... ki belki ölesi daha iyi oldu... ama içim içimi yedi .. ki akşamına bi telefon.. meğer oymuş.. görüşelim dedi hayır diyemedim.. öyle özlemiştim ki.. insan o kadar yasını tuttuğu kişiyi görmek istiyor.. ki bugün gördüm... aslını istersen neden ayrılmamıza ses çıkarmadığımı hatırladım :) gene de sevdiğim adamdı... emek verdiğim adamdı.. iyi ki gördüm... hatta kendimi suçlu hissetmeyeceğimi bilsem hep görmek isterdim ( aşksal mevzudan değil uyandırayım) ama bi an düşündüm... atomumu karıncamı... olacak iş değil.. o ki tek gülüşüm için dünyayı alt üst eder... 2 hafta da elimi ayağıma dolandırmayı becerebildi... anlayabileceği birşey olmadığına göre ve ben bile aslında neden o ufaklığı görmek istediğimi anlamamışken.. iyisi mi zorlamamak... bu arada eve geldiğimde ev temizlenmişti ve post it lere yazılmış yönlendirmelerle ufacık bi hediyem oldu... birşey söleyeyim mi.. hediye umrumda değil ama 2 şey çok önemli.. birincisi.. eve arkadaşım geleceği ve ev pis olacağı için krize gireceğimi anlayıp evi temizlemiş olması - ki bunun için uykusundan ödün verdi.. ikincisi o sarı kağıtlara yazılmış yazılar... inanılmazdı... çocuklar gibi mutlu oldum... kendimi ona karşı ezik hissediom... güya şef olacam ama daha bi kere adam gibi yemek yediremedim.... pazartesi halletmem lazım kesin... bugün duriye çok güzel bi laf eetti Ümit' le tanıştıktan sonra... "mustafa' yı tahmin edemiyorum!!" açıkçası ben de edemiyorum... öle korkuyorum ki beni gerçekten kırabilecek bi tarafı olmasından.. çünkü adam rüya gibi... kalbimle beynim arasında kalmaktan nefret ediyorum.. Ümit' le de aynı şeyi yaşadım.. ama bu Mustafa sanki kalbimi eline aldı buruyo da buruyo... AKLIMA GELMİŞKEN.. HALA EVLENESİM YOK :) ama mustafa' dan umutluyum.. onun öle tavırları var ki... inadım bile tutamıyor.. o etek meselesi ya da tanga meselesi... toplum ve saygı kelimelerini aynı anda hissettirebiliyor ya hayırlısı...
ya çok dağınık oldu bu yazı ama ben naapayım.. kafam karman çorman... çok korkuyorum bu adamın yalan olmasından.. çünkü kör körüneyim gene...
regl olma bahanem de yok.. hay a.q... yaaaaaaa

Hiç yorum yok: