28 Kasım 2011 Pazartesi

gene doğumgünü...

her yıl olduğu gibi, gene heyecanlı birşey olur diye bekledim ama tık yok

alışveriş yaptığım tekelci ç
ocuk bana vişneli browni verdi... acınacak durumdayım...bu sefer annemler bile aramadı...1 votka aldım enerjiyle içerim dansederim evde diye ama tadı sıktı şimdiden.. sigara içtim 1 tane.. birkaç tane daha içer atarım pakedi diye umuyorum...

kendime hayatı zehreder bir halim var ya neyse...

tekelci ç
ocuk çk hoş bu arada.. hem üniversite mezunuymuş.. ama tipi çok solcu... boşver dedim kendime gene.. pehhhhhhh

28 Ekim 2011 Cuma

canım öyle yanıy0r ki

ellerime bakıp duruyorum belki 1 saattir... öylesine yaşlılar ki.. hani dedikleri kadar var... ben belli etmesem bile sadece ellerimi gören biri beni 50 yaşında sanabilir...
aslında başka birşey yazacaktım ki bu üstteki cümle geldi aklıma, sevdim, yazayım derken asıl can alıcı lafı unuttum gitti...
ama sevgili günlük.. sana ellerime dokunurken ne hissettiğimi anlatayım...
notebook' ta önümde birkaç şey açık, ağlarken ellerimi gördüm... gözlerimden bile yaşlılar... sevgiyle tutabilecekken, emekle işlemek zorundalar.. nasıl da provakatif bir cümle be değil mi.. ANNE! bu ellerin kadın eline benzemesi için ayda 2 kere maniküre gitmesi falan lazım... tek istediğim seninle vakit geçirmekti... şimdi sadece ölesim var... BABA! baba... baba.. çok anlatacak şeyim var... hiçbir kız anlayabilecek babaya sahip değilken... ilk defa bu akşam kardeşim sadece benim cnm sıkkın diye aramışken... 1 saat 14 dakka konuşmuşken...
bilsem ki gözümü açtığımda yeni birşey olacak, hiç beklemez öldürürdüm kendimi...

acınacak haldeyim gibi geldi bir an...

filmlerdeki alkolik bekar tipleri sollamış olabilirim... köpek çişi kokan 20 m2, yatak odasından çok depoya benzeyen bir oda, yerde dağınık bir yatak, içinde sadece içki olan bir buzdolabı, kirli bardaklarla dolu bir masa... depresyona girmek için daha ne bekliyorum ben de bilemedim... ahaa tek eksiğim tepeleme izmarit dolu lanet bir kültablası... sigarayı bırakmak için yanlış zaman seçmişim... kendimi kandırmaktan vazgeçip ne zaman intihar edicem o da ayrı bir merak konusu tabi :)
sırf meraktan kendimi öldürebilirdim bu gece... şu yukarıda yazanlar ertesi sabah facebok hesabımdan alnıp gazetelere manşet yapılır mı diye merak ettiğimden...
her gece sabah 4 e d
oğru yatıyorum.. nedendir bilinmez gece uyanmaları başladı.. saçma sapan rüyalar... bilinçaltım daha fazla bastırmama izin vermiyor bile olabilir.. sabah uyandığımda.. ki 8 den itibaren 12 ye kadar 2 3 kere uyanıp çişe gidip aynen geri yatıyorum.. mutlu hissediyorum, aslında yatarken de fena değilim..... ama lanet olası uyanık geçirdiğim her an işkenceye döndü.. hayat sadece yatarken ettiğim dualar ve uyanırken hissettiğim sıcacık mefruşattan ibaret olsa...

y
ok daha kendimi öldürecek kadar acınası hale düşmedi hayat :) ama 2011 bence bok gibiymiş, bir an önce siktirolsun gitsin.. hatta bence 2011 yılbaşı için güzel bi plan yapmalı :D iyi ki siktirdin gittin demek açısından...

harbiden 2011, bi siktir git :D


23 Ekim 2011 Pazar

bu da öylesine bir kayıt olsun !

sevgili günlük
içimizi her sıkan toplumsal olayda; Atatürkçü & cumhuriyetçi olup meydanlarda toplanmaktan, vatansever & faşist olup şehitler ölmez vatan bölünmez diye bağırınmaktan, yardımsever saftirik olup nerde bu devlet diye yalan yere böğürünmekten bıkmadık... kim, kimi kandırıyor acaba..
haydi ben itiraf edeyim...
aklım fikrim sadece iş hayatıma ( ego) , eğer çalışmıyorsam hak ettiğimi düşündüğüm gibi yaşamaya ( libido) basıyor... yani ya çalışmalıyım, ya da içmeli, dansetmeli ve de sevişmeliyim... bireysel tavrım budur hayata karşı... neden toplumsal hareket edemediğimizi bilemem ama zaten sikmişim toplumunu... hem seç, hem ağla... vallaha tek birşey anlamıyorum bu durumdan.. Türklük ayarlarımda bir bozulma söz konusu... Fabrika ayarlarına geri dönmeyi reddediyorum, ama göçesim var !

bu arada sigarayı bıraktım.. ölesine oldu, bende inanamıyorum.. arada canım istiyor ama büyük bir sorun değil henüz... lakin sigara içmemek sıkıcı :))) gene de idare edebildiğim kadar idare edicem çünkü sigarasız bir hayatı merak ediyorum :)

bu arada bütün yaz gram kilo veremedim, üzerine almak gibi bir kaygım var, ama bir yandan da feci dansedesim ve de piçlik yapasım var.. ulan para da yok...

gene de hayatımdan memnunum :)

haaaaaa Melih ( Yalovalı) hayatında ben olduğum için, beni bekliyomuş.. bi sikim anlamadım ya ilişkimizden neyse.. arkadaş sevmekten, sevilmekten süper korkuyo ama bi yandan da değer veriyo.. sevgili değiliz sanırım ama fuckbody kriterlerine de uymuyoruz.. bu ne a.q. ya... kendimden başka herkesi mutlu etmekten dolayı cinnet geçirip kıçımdan kuyruk çıkaracağım, elime sabanı alıp kıpkırmızı olacağım günü fena merak ediyorum :))

tamam günlük, herşeyi süper düzensiz yazdım biliyorum ama beynim de aynen böyle bugünlerde... gidiyorum ben şimdi... sen kendine iyi bak, beni de merak etme ;)

12 Ekim 2011 Çarşamba

hay a.q.

sevgili günlüğüm....
kesin gene aylar olmuştur sana itiraf etmeyeli... bak daha sayfanı açar açmaz gözümden yaşlar süzülmeye başladı bile... canım yanıyor günlük bildiğin gibi değil..
en s
onunda kendimi tanımlamayı başardım.. sadece birkaç gün önce.. "sevgi sebili"... ama yorulmuşum gene ki bak kollarındayım.. ayda yılda bir yanına uğradığımdan gene hiçbirşeyden haberin yok tabi..
nerden başlasam bilemedim .. bok gibi bir sezondu... işler keyifsizdi.. üstüne en güvendiğim elemanlarımın ihanetine uğradım.. anlatamakla olmaz ki..sıkıldı ve sittir oldu gitti yamak.. sonra getirdiği barmen sittirdi gitti.. zate kötü bi elemadı onu geç.. diğer güvendiğim eleman ki kendileri katçı olur.. hep götünü kolladım durdum.. yamak gidince o da saldı.. anlayamıyorum ki.. maaşları iyi bu civar için.. sigortaları tam.. e ben zate patron gibi değilim... ama bir uyandım ki, kimse kıymet bilmiyor.. hepsinin a.q. hiçbirine de helal etmedim hakkımı... bir dahaki sezona sanırım kokoş kadın patron modeli olcam.. en azından denemem lazım çünkü benim sebil halim bana fayda etmiyor...
öte taraftan özel hayat zate bi tuhaf..
bir kelim var.. tatlı, h
oş.. aha öncesinde Ümit yahu.. bir an da herşeyi silip sittiroldu hayatımdan.. tek kelime etmeden.. aman zate üzülmemişim.. geçen ki gibi değil. onu geç, sadece söleyesim geldi belki merak etmişindir diye.. en son birine cilve yapıyodu profilinden :) mal :D nese... kelime gelelim.. boşanmak isteyip beceremeyenlerden.. bana sölediği o.. umarım doğrudur..benden baya bi küçük, aşık olunacak biri değil kesinlikle.. anladığım kadarıyla hep boktan ilişkiler yaşamış, duyguları fena halde kontrollü .. ya da bana öyle yansıtarak idare ediyor... ama enteresan biri.. hatta bugüne kadar beni bu kadar tanıyan kimse çıkmadı.. aslını istersen sonu nereye varacak merakımdan takılıyorum... sevgisini anlayamıyorum ama seviyesi saygısı ki ( bu güne kadar hiçbir erkekte farketmemiştim ) hoşuma gidiyor. neden beni günde 50 kere aramasına izin verdiğimi, neden buna ayak uydurduğumu hatta neden benden beklemediği halde salak mesajlar attığımı bilmiyorum ama korkarım itiraf edemesem de artık birini sevmem gerekliliği var... bazen herşey süper gitse de aynı hayatı paylaşıyor olsak nasıl olurdu diye düşünüyorum.. korkunç sıkılırdım sanırım.. gene de keltoş hayatımda... en kötü ihtimalle kasımda aşk başkadır versiyon bilmemkaçıncı' yı yaşıyorum.. eh dedim ya sevgi sebili...
gelelim pedere... her zamanki gibi bencil.. kafayı başka işlere taktı.. yanında çalışan eleman kadar değer vermiy
or bana ama bilinçli yapmıyor.. ne halt edeceğimi bilmiyorum.. yıkasım yakasım var.. ama ergen de değilim ki artık..
anlamıy
orum günlük.. çirkin değilim.. aptal değilim.. tembel değilim.. süper de değilim ama etrafımda benim kadar olup, benim gibi sürüneni yok... ne dersin acaba yeterince insan tanımadığımdan mı.. allah bana yüz çevirmemiştir ki.. hep öleydim, gene de sevgili kuluyum değil mi...
biliy
orum bu sefer anlatamadım sana, eh baya olmuş yazmayalı herşey kopuk kaldı.. ama korkarım bu sene en az 2008 kadar kötü.... içimdeki pollyanna tam şu anda "demekki 2012 süper" olacak dedi ve ben de buna inanmak istiyorum...

11 Mart 2011 Cuma

Sinirlensem mi Üzülsem mi...

olm günlük...
gene kafam karıştı benim... Geçen gün atom karıncayla alışverişten dönüoduk, evin dibinde kimi gördüm bil... evet aynen onu gördüm.. aylarca bekledim, arandım tık yok.. iki gün üstüste dibimde bitiyor adam... çok kötü hissediyorum yahu... ondan bana yar olmaz bilirim hem atom karıncanın suçu günahı ne... ama unutamamışım işte... aklımdan atamıyorum delirecem... herşeyi zamana bırakayım diyorum ama haksızlık etmek istemiyorum Mustafa' ya... beni güldürmek için yapamayacağı şey yok... belki onunla da birşey olacağı yok ama biliyorum bana değer verdiğini... 2 dakka daha fazla olabilelim diye neler yapıyor... eve dönerken ortada buluşup beraber vapura binmeye kadar... fırsat yaratmak için elinden geleni de yapıyor.. sen olsan yıkıp geçebilir miydin... şeytan diyor kaç kurtul bu şehirden, kalbini de sök at yerinden :((

6 Mart 2011 Pazar

aha ailesiyle de inceden tanıştım :)

olm günlük...
ya ben ne halt edecem... çok eğlendim yani harbi kendimi kandırmıyorum ama çok güzeldi bu akşam.. aynı ankara' daki teyzemler gibilerdi :)) öyle rahat ettim ki sanki bin yıldır tanıyorum :) hepsini tek tek yazsam olmaz o derece :) dur ama kısaca tanıtayım :)
Annesi çok hoşuma gitti, güleryüzlü ama mesafeli.. mesafeli ama sıcak.. öle nemrut değil benim annem gibi :) öyle inceden bir gülümsemesi var ki anlatamam :) hem oğluna düşkün ama hani uyuz anneler olur ya öle değil... aslında kadının gözlerinin içi gülmeye gayet müsait.. annemle de baya anlaşırlar bence...
Halası babannemi hatırlattı bana ama daha neşelisi :) Ali Emir' e nasıl dansetmesini istediğini gösterirken görecektin :) Eller kollar havada :) elinde tespih.. aynı babannem ne bileyim.. konuşkan, çenesi de fena laf yapıo hani :) sevdim yahu :))
Berna abla hani şu Sex and The city' de uyuz olduğum ama bi o kadar da hoşuma giden kadına benzio.. bi delikanlı tavırları var görmen lazım :) sigara içişi falan aynı kendimi seyreder gibiydim :) acayip sıcak yahu...
Adını hatırlayamadığım abla :)) olm çok fena ya.. yaşlanınca kesin öle olcam.. fena argo :) ama eğlenceli yahu :)
Ali Emir: kesinlikle başbelası ama Mustafa' yı benden kıskandığı için abarttı bence yakında ısınır :) gerçi veleti bir kaç kere ayağından ters yüz edesim geldi ama olacak o kadar :) çocuk işte :)

yaw yazacak milyon muhabbet vardı ama hepsi aklımdan uçup gitti... kapıdaki muhabbet çok hoş oldu ama.. beyimizin siniri konusunda hala dedi ki ben güleryüzümle görmezden gelirmişim.. evet bence de öle yaparım :)) damarıma basmazsa tabi :)) yoksa fena kapışırız ama birbirimizi o kadar sinirlendirebileceğimizi düşünmüyorum... aslını istersen çok uyumlu bir çift oluruz... şimdilik ben ona o kadar tatlı davranamıyorum farkındayım ama sanırım az buz şok yaşamadığım için kendimi korumaya çalışmam normal... lakin.. bu adam bildiğin gibi değil günlük...
hele o mustafa' nın o çocukla halleri... aha da buraya yazıom bu işin gidişatı fena :) hani yarın hadi dese tamam diyecek gibi hissediyorum... çok fena çok... itiraf edeyim çok korkutucu bi durum.. yani o kadar yaşadığım şeyden sonra yemez gibi gelio.. zaten bi tutukluk var üzerimde hissediom... resmen korkuyorum bi ton şeyden... en fenası da özgürlük elden gidecek :)) sanki yalnızken çok süper şeyler yapıomuşum gibi allam ya :)) off off :) Bu adamla bir ömür geçermiş gibi ya hayırlısı.. ha hala kapıda demez mi allah tamamına erdirsin diye.. allahım ne diyeceğimi bilemedim.. yani şaka maka derken çat diye alacak tapuyu bu mustafa sanki :)) çaktırmıom kendime ama benim de veresim var bence :)))
Bir de itiraf: tamam hiç kafamdaki gibi biri değil ama o kadar çok dua ettim ki bence kafamdaki değil de hayırlısını yolladı allah...
daha yazacak ne vardı acaba... ay nese ya.. ben bu adamı herşeyiyle gayet sevdim... umarım göründüğü gibidir de gene bi şok yaşamayız.. ne diyeyim...

5 Mart 2011 Cumartesi

Harbi sikerem...

olm günlük
ya biliom zamanında ben seni hayli baydım Ümit yüzünden ama.. dün çok tuhaf bişe oldu.. Ben bu çocukla ayrıldım ayrılalı dua edip duruyodum sadece bi kere görsem yeter diye, yapmadığım şey girmediğim delik kalmadı kendimce belki denk geliriz diye.. belki bi umut görürüm diye... doğum günüm geçti, yılbaşı geçti, sevgililer günü geçti.. hep bekledim... ta ki atomum karıncam la tanıştığım güne kadar.. ama dün... yanımda salak bi polis memuru acele acele adliyeye giderken gördüm onu... inanılmazdı... öyle özlemişim ki... altüst oldum... düşünsene.. aylardır adamı bekliyordum - ki benim gibi bir kız için mümkün değil.. ve gördüğüm zamana bak... çok fena oldum... yüzüne uzaktan öyle bir baktım.. evet zamanında deli gibi sevdiğim adamdı işte... ama sadece yürümeye devam ettim... ki belki ölesi daha iyi oldu... ama içim içimi yedi .. ki akşamına bi telefon.. meğer oymuş.. görüşelim dedi hayır diyemedim.. öyle özlemiştim ki.. insan o kadar yasını tuttuğu kişiyi görmek istiyor.. ki bugün gördüm... aslını istersen neden ayrılmamıza ses çıkarmadığımı hatırladım :) gene de sevdiğim adamdı... emek verdiğim adamdı.. iyi ki gördüm... hatta kendimi suçlu hissetmeyeceğimi bilsem hep görmek isterdim ( aşksal mevzudan değil uyandırayım) ama bi an düşündüm... atomumu karıncamı... olacak iş değil.. o ki tek gülüşüm için dünyayı alt üst eder... 2 hafta da elimi ayağıma dolandırmayı becerebildi... anlayabileceği birşey olmadığına göre ve ben bile aslında neden o ufaklığı görmek istediğimi anlamamışken.. iyisi mi zorlamamak... bu arada eve geldiğimde ev temizlenmişti ve post it lere yazılmış yönlendirmelerle ufacık bi hediyem oldu... birşey söleyeyim mi.. hediye umrumda değil ama 2 şey çok önemli.. birincisi.. eve arkadaşım geleceği ve ev pis olacağı için krize gireceğimi anlayıp evi temizlemiş olması - ki bunun için uykusundan ödün verdi.. ikincisi o sarı kağıtlara yazılmış yazılar... inanılmazdı... çocuklar gibi mutlu oldum... kendimi ona karşı ezik hissediom... güya şef olacam ama daha bi kere adam gibi yemek yediremedim.... pazartesi halletmem lazım kesin... bugün duriye çok güzel bi laf eetti Ümit' le tanıştıktan sonra... "mustafa' yı tahmin edemiyorum!!" açıkçası ben de edemiyorum... öle korkuyorum ki beni gerçekten kırabilecek bi tarafı olmasından.. çünkü adam rüya gibi... kalbimle beynim arasında kalmaktan nefret ediyorum.. Ümit' le de aynı şeyi yaşadım.. ama bu Mustafa sanki kalbimi eline aldı buruyo da buruyo... AKLIMA GELMİŞKEN.. HALA EVLENESİM YOK :) ama mustafa' dan umutluyum.. onun öle tavırları var ki... inadım bile tutamıyor.. o etek meselesi ya da tanga meselesi... toplum ve saygı kelimelerini aynı anda hissettirebiliyor ya hayırlısı...
ya çok dağınık oldu bu yazı ama ben naapayım.. kafam karman çorman... çok korkuyorum bu adamın yalan olmasından.. çünkü kör körüneyim gene...
regl olma bahanem de yok.. hay a.q... yaaaaaaa

2 Mart 2011 Çarşamba

Deliiii :)

Olm günlük
süper komik bi durum oldu geçenlerde :)
Sarhoş kafa ilen otobüs beklerkene dünyanın en güzel burnuna ve en hınzır gülüşüne sahip adamla tanıştım :) Nasıl mı.. o kafayla beresinin ponponunu çektirmek sureti ile :)) İki gün sonra dışarı çıktık bi daha sarhoş olup adamı yatağa attım.. Bu kısmından utanıyorum çünkü pek yatmalık niyetim yoktu.. ama o kafayla gözüm dönmüş işte.. gerçi pişman değilim :) 2 hafta falan oldu, davuşanlar gibin sevişioz :)) evin içindeki her halini çok seviyorum.. İlk zamanlarda her geldiğinde cebinden birşeyler çıkarıyordu.. hatta bugün bile iki arada bir derede köpekli anahtarlık almış, sonracıma Pençe' yi gezdirmeye gitti, tasmasında mor sümbüllerle döndü :) Ha bi de meğersem beni kafalamak için planlar yapıomuş zate :))) hatta otobüste oturduğu yerden beresinin ponponlarını fırlatmasına.. o günkü buluşmadaki bin türlü detaya kadar herşey planmış :))

gelelim beni korkutan taraflarına... ilk günden beri o kadar düşünerek, kurgulayarak hareket etmiş ki... ben anlamam öle kurgudan bilmem neden... safım, kanarım.. ya üzerse beni diye ürküom çünkü farkındayım ki çok cin öle bi konuşur ki ona kızacağıma kendimi suçlarım ben.. ay saf salak hallerim bnm.. zate çok kırgınım günlük... hesapsız, kitapsız güvenerek sevmek istiom... ama bu atom karınca biraz korkutuyor beni... bunun dışında önemli birşey yok.. ufak tefek şeyler.. mesela içki yok sigara yok.. e ben seviom zıkkımlanmayı.. hatta arada kendimce coşarım bilirsin.. gerçi haksızlık etmek yok şimdiye kadar hiç karışmadı, hatta tanga izime bile önce istemem dedi, sonra durumu anlatınca tamam dedi ama gene de ben öle alışmışım ki kendimce yaşamaya.. yapabilecek miyim ondan azcık korkuom.. yani iki kişi düşünebilecek miyim.. aslında en güvendiğim şey beni tanıdıkça yalanla aldatmakla işimin olmayacağını anlaması... tabi o kadar alemlere akmış bir adamın aklından neler geçer bilmek zor..

yaw ne yazsam başka bilemedim... aslında bi yandan atom karıncaya laf yetiştiriom ondan çok odaklanamadım sana günlük, kusura kalma... ama nasolsa yakınlarda düşerim eline :) hadi öpüldüüüün :))

2 Şubat 2011 Çarşamba

bazen benim bile uyanasım gelmiyor..

o kadar işte..
sadece çok yoruldum bana bakan her yüzde ONU aramaktan...

canım yanıo huleynnnnn

sen.. gerizekalı cahil cühela ümit.. evet sana seslendim.. hani Freud' un en son işkence diye nitelendirdiği... ilk duyduğumda kıçımla gülmüştüm... hatta o kadar gülmüştüm ki sağ kanat, sol kanattan ayrılmıştı çaktırmadan... 3 ay oldu sana gaz verip beni terketmeni sağladığımın üzerinden geçeli.. seni mi özledim.. tabi ki hayır aptalcık.. durumu özledim..ama neden sana patlayasım geldi..birden yazasım kaçtı.. ama senin şu dj aRKADAŞININ DOLDURDUĞU CD Yİ DİNLİOM.. SENLE DİNLERKEN NASIL DA SÜPERDİ.. SEN YOKKEN ÇOK SIKICI.. YA DA BELKİ CİGARA OLMADIĞINDANDIR.. YA DA SEVİŞECEK BİRŞEY BULAMADIM... kendime zibidi 2 aylık başka birşey bulsam... farkınız var mı... ben istemedikçe farkınız var mı.. ben ister miyim.. istemenin sonu var mı... HADİ ÖLELİM !! ama gerçekten değil... sabaha GÜNEŞ DOĞSUN.......

15 Ocak 2011 Cumartesi

canım yanıo lanet ola...

önce çok güzeldi rüyam.. hani kokusuna doyamadığım adam.. onun boynundaydı kafam.. kokusunu taa içime çektim.. kalbinin atşını duyduğum anda dünya durdu.. artık bize engel olacak kimsecikler yoktu ki o -ne alaka bilemiyorum eroinle ilgili bişeler yapmaya başladı... kalbinde başka birşey atmaya başladı ve ben uyandım...

son zamanları düşünüyorum.. nasıl canımın yandığını.. nasıl da saklamışım kendimden bile.. dürüst olayım zaten bekliyordum böylesine bi patlağı ama... nedendir bir süredir her yaşadığım şeyi sanki sinema salonunda uzaktan bakan bir seyircidir gibi görmem... nedendir her istediğimi sadece dileyerek dizimin dibine getirirken onu getirememem.. çok canım yanıo günlük.. çoook... ne zaman bitecek? ... neden aşk yok??