28 Ekim 2011 Cuma

canım öyle yanıy0r ki

ellerime bakıp duruyorum belki 1 saattir... öylesine yaşlılar ki.. hani dedikleri kadar var... ben belli etmesem bile sadece ellerimi gören biri beni 50 yaşında sanabilir...
aslında başka birşey yazacaktım ki bu üstteki cümle geldi aklıma, sevdim, yazayım derken asıl can alıcı lafı unuttum gitti...
ama sevgili günlük.. sana ellerime dokunurken ne hissettiğimi anlatayım...
notebook' ta önümde birkaç şey açık, ağlarken ellerimi gördüm... gözlerimden bile yaşlılar... sevgiyle tutabilecekken, emekle işlemek zorundalar.. nasıl da provakatif bir cümle be değil mi.. ANNE! bu ellerin kadın eline benzemesi için ayda 2 kere maniküre gitmesi falan lazım... tek istediğim seninle vakit geçirmekti... şimdi sadece ölesim var... BABA! baba... baba.. çok anlatacak şeyim var... hiçbir kız anlayabilecek babaya sahip değilken... ilk defa bu akşam kardeşim sadece benim cnm sıkkın diye aramışken... 1 saat 14 dakka konuşmuşken...
bilsem ki gözümü açtığımda yeni birşey olacak, hiç beklemez öldürürdüm kendimi...

acınacak haldeyim gibi geldi bir an...

filmlerdeki alkolik bekar tipleri sollamış olabilirim... köpek çişi kokan 20 m2, yatak odasından çok depoya benzeyen bir oda, yerde dağınık bir yatak, içinde sadece içki olan bir buzdolabı, kirli bardaklarla dolu bir masa... depresyona girmek için daha ne bekliyorum ben de bilemedim... ahaa tek eksiğim tepeleme izmarit dolu lanet bir kültablası... sigarayı bırakmak için yanlış zaman seçmişim... kendimi kandırmaktan vazgeçip ne zaman intihar edicem o da ayrı bir merak konusu tabi :)
sırf meraktan kendimi öldürebilirdim bu gece... şu yukarıda yazanlar ertesi sabah facebok hesabımdan alnıp gazetelere manşet yapılır mı diye merak ettiğimden...
her gece sabah 4 e d
oğru yatıyorum.. nedendir bilinmez gece uyanmaları başladı.. saçma sapan rüyalar... bilinçaltım daha fazla bastırmama izin vermiyor bile olabilir.. sabah uyandığımda.. ki 8 den itibaren 12 ye kadar 2 3 kere uyanıp çişe gidip aynen geri yatıyorum.. mutlu hissediyorum, aslında yatarken de fena değilim..... ama lanet olası uyanık geçirdiğim her an işkenceye döndü.. hayat sadece yatarken ettiğim dualar ve uyanırken hissettiğim sıcacık mefruşattan ibaret olsa...

y
ok daha kendimi öldürecek kadar acınası hale düşmedi hayat :) ama 2011 bence bok gibiymiş, bir an önce siktirolsun gitsin.. hatta bence 2011 yılbaşı için güzel bi plan yapmalı :D iyi ki siktirdin gittin demek açısından...

harbiden 2011, bi siktir git :D


23 Ekim 2011 Pazar

bu da öylesine bir kayıt olsun !

sevgili günlük
içimizi her sıkan toplumsal olayda; Atatürkçü & cumhuriyetçi olup meydanlarda toplanmaktan, vatansever & faşist olup şehitler ölmez vatan bölünmez diye bağırınmaktan, yardımsever saftirik olup nerde bu devlet diye yalan yere böğürünmekten bıkmadık... kim, kimi kandırıyor acaba..
haydi ben itiraf edeyim...
aklım fikrim sadece iş hayatıma ( ego) , eğer çalışmıyorsam hak ettiğimi düşündüğüm gibi yaşamaya ( libido) basıyor... yani ya çalışmalıyım, ya da içmeli, dansetmeli ve de sevişmeliyim... bireysel tavrım budur hayata karşı... neden toplumsal hareket edemediğimizi bilemem ama zaten sikmişim toplumunu... hem seç, hem ağla... vallaha tek birşey anlamıyorum bu durumdan.. Türklük ayarlarımda bir bozulma söz konusu... Fabrika ayarlarına geri dönmeyi reddediyorum, ama göçesim var !

bu arada sigarayı bıraktım.. ölesine oldu, bende inanamıyorum.. arada canım istiyor ama büyük bir sorun değil henüz... lakin sigara içmemek sıkıcı :))) gene de idare edebildiğim kadar idare edicem çünkü sigarasız bir hayatı merak ediyorum :)

bu arada bütün yaz gram kilo veremedim, üzerine almak gibi bir kaygım var, ama bir yandan da feci dansedesim ve de piçlik yapasım var.. ulan para da yok...

gene de hayatımdan memnunum :)

haaaaaa Melih ( Yalovalı) hayatında ben olduğum için, beni bekliyomuş.. bi sikim anlamadım ya ilişkimizden neyse.. arkadaş sevmekten, sevilmekten süper korkuyo ama bi yandan da değer veriyo.. sevgili değiliz sanırım ama fuckbody kriterlerine de uymuyoruz.. bu ne a.q. ya... kendimden başka herkesi mutlu etmekten dolayı cinnet geçirip kıçımdan kuyruk çıkaracağım, elime sabanı alıp kıpkırmızı olacağım günü fena merak ediyorum :))

tamam günlük, herşeyi süper düzensiz yazdım biliyorum ama beynim de aynen böyle bugünlerde... gidiyorum ben şimdi... sen kendine iyi bak, beni de merak etme ;)

12 Ekim 2011 Çarşamba

hay a.q.

sevgili günlüğüm....
kesin gene aylar olmuştur sana itiraf etmeyeli... bak daha sayfanı açar açmaz gözümden yaşlar süzülmeye başladı bile... canım yanıyor günlük bildiğin gibi değil..
en s
onunda kendimi tanımlamayı başardım.. sadece birkaç gün önce.. "sevgi sebili"... ama yorulmuşum gene ki bak kollarındayım.. ayda yılda bir yanına uğradığımdan gene hiçbirşeyden haberin yok tabi..
nerden başlasam bilemedim .. bok gibi bir sezondu... işler keyifsizdi.. üstüne en güvendiğim elemanlarımın ihanetine uğradım.. anlatamakla olmaz ki..sıkıldı ve sittir oldu gitti yamak.. sonra getirdiği barmen sittirdi gitti.. zate kötü bi elemadı onu geç.. diğer güvendiğim eleman ki kendileri katçı olur.. hep götünü kolladım durdum.. yamak gidince o da saldı.. anlayamıyorum ki.. maaşları iyi bu civar için.. sigortaları tam.. e ben zate patron gibi değilim... ama bir uyandım ki, kimse kıymet bilmiyor.. hepsinin a.q. hiçbirine de helal etmedim hakkımı... bir dahaki sezona sanırım kokoş kadın patron modeli olcam.. en azından denemem lazım çünkü benim sebil halim bana fayda etmiyor...
öte taraftan özel hayat zate bi tuhaf..
bir kelim var.. tatlı, h
oş.. aha öncesinde Ümit yahu.. bir an da herşeyi silip sittiroldu hayatımdan.. tek kelime etmeden.. aman zate üzülmemişim.. geçen ki gibi değil. onu geç, sadece söleyesim geldi belki merak etmişindir diye.. en son birine cilve yapıyodu profilinden :) mal :D nese... kelime gelelim.. boşanmak isteyip beceremeyenlerden.. bana sölediği o.. umarım doğrudur..benden baya bi küçük, aşık olunacak biri değil kesinlikle.. anladığım kadarıyla hep boktan ilişkiler yaşamış, duyguları fena halde kontrollü .. ya da bana öyle yansıtarak idare ediyor... ama enteresan biri.. hatta bugüne kadar beni bu kadar tanıyan kimse çıkmadı.. aslını istersen sonu nereye varacak merakımdan takılıyorum... sevgisini anlayamıyorum ama seviyesi saygısı ki ( bu güne kadar hiçbir erkekte farketmemiştim ) hoşuma gidiyor. neden beni günde 50 kere aramasına izin verdiğimi, neden buna ayak uydurduğumu hatta neden benden beklemediği halde salak mesajlar attığımı bilmiyorum ama korkarım itiraf edemesem de artık birini sevmem gerekliliği var... bazen herşey süper gitse de aynı hayatı paylaşıyor olsak nasıl olurdu diye düşünüyorum.. korkunç sıkılırdım sanırım.. gene de keltoş hayatımda... en kötü ihtimalle kasımda aşk başkadır versiyon bilmemkaçıncı' yı yaşıyorum.. eh dedim ya sevgi sebili...
gelelim pedere... her zamanki gibi bencil.. kafayı başka işlere taktı.. yanında çalışan eleman kadar değer vermiy
or bana ama bilinçli yapmıyor.. ne halt edeceğimi bilmiyorum.. yıkasım yakasım var.. ama ergen de değilim ki artık..
anlamıy
orum günlük.. çirkin değilim.. aptal değilim.. tembel değilim.. süper de değilim ama etrafımda benim kadar olup, benim gibi sürüneni yok... ne dersin acaba yeterince insan tanımadığımdan mı.. allah bana yüz çevirmemiştir ki.. hep öleydim, gene de sevgili kuluyum değil mi...
biliy
orum bu sefer anlatamadım sana, eh baya olmuş yazmayalı herşey kopuk kaldı.. ama korkarım bu sene en az 2008 kadar kötü.... içimdeki pollyanna tam şu anda "demekki 2012 süper" olacak dedi ve ben de buna inanmak istiyorum...